Hali vakti yerinde olanlar kılıkkıyafet değiştirerek hiç tanımadıkları mıntıkalara gidip, bakkalın, manavın tenha zamanlarını seçerek:
"Zimem defteriniz var mı?" diye sorarlardı,
("Zimem defteri", o esnaftan borcunu yani veresiye mal alan mahalle sakinlerine ait hesap defteri, yani "Borçlu ile borcunun miktarı yazılı olan defter" )
Esnaf bu defteri çıkarınca, gelen şöyle derdi:
"Lütfen baştan, sondan ve ortadan şu kadar sayfanın yekununu yapınız."
Esnaf da bu kadar sayfanın toplamını hesaplar ve gelen de kesesini çıkartarak öder,
"Silin borçlarını, Allah kabul etsin"
diyerek çeker giderdi.
Böylelikle, borcu ödenen, borcunu ödeyenin kim olduğunu, borcu sildiren, kimi borçtan kurtardığını bilmez,
bu işte hiçbir maddi çıkar düşüncesi gözetmeksizin,
sırf Allah'ın rızasını kazanmak ve ihtiyacı olanın sıkıntısını gidermek amacıyla;
karşılıksız, riyasız, gösterişsiz olarak verdiklerini unutur ve bu şuurla verebilmenin de bir mazhariyet,
Allah'ın bir lütfü olduğunu bilerek buna şükrederlerdi...
YSK'dan Geceyarısı Kararı!7 izlenme
CHP'nin YSK Temsilcisi İle İlgili İddia!9 izlenme
Emeklilere Müjdeli Haber8 izlenme
Alyansı neden dördüncü parmağımıza takarız16 izlenme
Narin Güran Cinayeti: Yeni Detaylar ve Şok Eden İtiraflar8 izlenme
'Komünist Başkan' Maçoğlu'ndan anket açıklaması5 izlenme
Ulan terzi ne adammışsın ya! DEVAMI YORUMDA9 izlenme
Master Chef Elenen Yeni İsim10 izlenme