Hali vakti yerinde olanlar kılıkkıyafet değiştirerek hiç tanımadıkları mıntıkalara gidip, bakkalın, manavın tenha zamanlarını seçerek:
"Zimem defteriniz var mı?" diye sorarlardı,
("Zimem defteri", o esnaftan borcunu yani veresiye mal alan mahalle sakinlerine ait hesap defteri, yani "Borçlu ile borcunun miktarı yazılı olan defter" )
Esnaf bu defteri çıkarınca, gelen şöyle derdi:
"Lütfen baştan, sondan ve ortadan şu kadar sayfanın yekununu yapınız."
Esnaf da bu kadar sayfanın toplamını hesaplar ve gelen de kesesini çıkartarak öder,
"Silin borçlarını, Allah kabul etsin"
diyerek çeker giderdi.
Böylelikle, borcu ödenen, borcunu ödeyenin kim olduğunu, borcu sildiren, kimi borçtan kurtardığını bilmez,
bu işte hiçbir maddi çıkar düşüncesi gözetmeksizin,
sırf Allah'ın rızasını kazanmak ve ihtiyacı olanın sıkıntısını gidermek amacıyla;
karşılıksız, riyasız, gösterişsiz olarak verdiklerini unutur ve bu şuurla verebilmenin de bir mazhariyet,
Allah'ın bir lütfü olduğunu bilerek buna şükrederlerdi...
Külliye'de Sürpriz Zirve! Cumhurbaşkanı Erdoğan, ittifak ortağı Bahçeli'yi kabul etti8 izlenme
ABD'de, Şişman Gelin Nikahta Terk Edildi12 izlenme
Harbi İnsanlarla Sahte İnsanlar Arasındaki 8 Fark17 izlenme
Burcu Özberk tatilde19 izlenme
Hemşire, hastane nöbetinden çıkınca eve döndü8 izlenme
Eme'klilerin beklediği tablo yayımlandı! Eme'kliler hakkını alıyor! Maaşları değişiyor.. ( Yeni tablo Yorumda )16 izlenme
Nohut Suyunun Faydaları3 izlenme
AKP'de "bizi takan yok" isyanı8 izlenme